karanlık dendiğinde
insan zihninin aydınlık olmayan kısmı gelmiştir aklıma hep...
kadın da, bu karanlığı pintice yaşatmaya çalışan bir varlıktır
aslına bakıldığında... içine girmek isterken bir uçurumun
değneğiyle ayakta olduğunu zanneder erkek... değneğin uzunluğunu
ve uçurumun keskinliğini hiç bir zaman kendini tatmin edecek
şekilde ele alamaz... kadın bu beceriksizleştirme yöntemini aşılar
önce bir erkeğe... duygularında gizldiği her şey uçurumun en derin
yerindedir, onu kıskıvrak yakaladım diyebilmek, tanrıyı gördüm
diyerek ortalıkta gezinmek gibidir tıpkı, hissettirmeden
kalbindeki gülücüğe teslim olmak da denilebilir... ve zamanın
kendi için işlediğini bilir, hafif bir sallantıda değneklerin ne
denli etkisiz hale gelebileceğini de... dünyanın en pinti
canlısıdır ve kazandırdığı kadar saklar, verdiği kadar almasını
bilir... anneyken, eşken ya da bir sevgili ve arkadaş... pintiliği
hiç bir şeye benzemez, zıtlıklarıyla var olma yetisinde pay
çıkartmakta kullandığı en özge tarafı da budur zaten, yani
dışarıdan bakıldığında verici, kendi içinde saklayıcıdır...
erkeğin yanıldığı en belirgin noktalardan biri ya da yanıltıldığı
desek kavramı daha net ifade edebilmek bakımından abartıya kaçmış
olmayız; bizi tekrarlara mecbur eden şey, kadına güç veren şeydir
aslında... kendine denk olabileni çevresinde görene dek, mücadele
etmez, kendine dair beceri haline getirdiği her şeyi saklar... pus
başladığı anda pintiliğine veda etmek zorunluluğuyla karşı karşıya
kalır ve bu çoğunlukla karşısına dikilen öteki kadın olduğunda
aktifleşir... savaşmak, pintilikten ödün vermek manasına gelir ve
erkeği için bunu bir fedakarlık algısına dönüştürür... deşifre
eder kendisini, canı yanarak ayrışır... erkeğin mutlu olması
kadının mutsuzluğuna denk bir hale gelirken, kadın için yenileşen
bir şeyin başlangıç tohumu atılır böylelikle... sahtekarlık!
gülerken ağlayan kadın olur, ağlarken gülen ve kazandıkça
kaybeden... işte bu nedenle kadınlar için söylenebilecek en makul
söz, pintiliktir! kadın kendine dair ne varsa bu kavrama sahip
çıktığı kadar hiç bir şeye sahip çıkmaz, çıkmış gibi gözükür
sadece... işte bu yüzdendir ki, hiç bir kadın zengin gelmez bir
erkeğe! kazanırken, erkeğin gözünde kaybetmeye mahkumdur (!)