Sorunlarını anlatmak istemeyen
kadınlar, dertleriyle başbaşa yaşarlar. Oysa, bu dertlerin çoğu psikolojik
yardımla atlatılır...
YAPILAN bir araştırmaya göre, kadınlara cinsellikle ilgili şikayetleri
sorulduğunda, kadınların sadece yüzde 16'sının gerekli bilgiyi verdiği
ortaya çıkmış. Bu da kadınların cinsel sorunları hakkında konuşmadıkları
gerçeğini ortaya koymuş.
"Kol kırılır yen içinde kalır" sözü sağlıkta da önemini korurken, bilim
kadınların başlıca 4 cinsel işlev bozukluğu olduğunu saptamış.
Bilimin ışığında belirlenen kadınlık dertleri ise, cinsel ilişki sırasında
ağrı, seksüel arzuda azalma, orgazm olamama ve cinsel ilişkiye girememe
olarak literatür de yerini almış.
Dilerseniz, bu sorunlara birlikte göz atalım ve dertlerimize çare
arayalım...
* AĞRILI İLİŞKİ: Kadınlarda görülen cinsel işlev bozuklukları arasında ilk
sırayı, cinsel ilişki sırasında duyulan ağrı oluşturuyor. Uzmanlar,
kadınların yaklaşık yüzde 50'sinin belirli düzeylerde, cinsel ilişki
sırasında ağrı sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Uzun süren ve
tedavi edilmeyen durumlarda, depresyona varan sorunlar ortaya çıkabiliyor.
* İSTEK AZALMASI: Kadınlarda en sık rastlanan cinsel işlev
bozukluklarından ikincisi ise, yaklaşık yüzde 20 civarında görülen "cinsel
istekteki azalma" sorunu.
Eşlerden birinin isteğinin azalması diğerini de etkilerken, güvensizlik,
anlaşmazlık ve doğum gibi olaylar da cinsel isteği azaltıyor. Depresyon
tedavisinde kullanılan ilaçlar da libidoyu zayıflatıyor.
* TATMİN OLAMAMAK: Bilimsel araştırmalar bu konudaki gerçeğin ne kadarını
yansıtıyor bilemesek de, kadınların yüzde 8-10'unda "orgazm" sorunu
bulunduğunu ortaya koyan araştırmaları inkar edemeyiz.
Orgazm sorunu cinsel ilişkinin başlangıcında ortaya çıkabildiği gibi,
sonrasında da gelişebiliyor. Bazı kişiler normal bir şekilde orgazm
olamamalarına karşılık, örneğin düşünce, oral seks ya da mastürbasyon
yoluyla orgazmı yaşadığını söylemekte.
* KASILMA: Cinsel ilişkiye girememek tıpta "vajinismus" olarak
adlandırılıyor. Cinsel temas girişimi, ileri derecede ağrılı olduğundan
başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Hastalığın ortadan kaldırılmasında, öncelikli olarak zeminde yatan
psikolojik nedenler araştırılıyor.
Eşlerden birinin isteğinin azalması diğerini de etkilerken, güvensizlik,
anlaşmazlık ve doğum gibi olaylar da isteği azaltır