YaÄŸmur sonra toprak kokusu kadar tazeydin
Belki sen çekip giderek kurtulursun ya ben
Yerine kimi sevebilirim ki olmadan sen
Şehrin tüm ışıklarını söndürdüm sen aydınlat diye
Yüreğime nefesin değmiş
Bana bir anlat neden martı kanadına takılıp gittin
Uzak yerlerlere seni sordum esen rüzğar a söylemedi
Bilmeliyim neden kapıyı çarpıp gittin, toz duman ettin
Gönül dünyam pınar oldu kirpiklerimden akıyor yanağıma
Yüreğime nefesin değmiş
Sana gülüm [...]
İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koÅŸuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.
Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
Yoklugun esrar gibi,
gözümde buğulandı
dağılmış bir düzenek gibi,
önümde yuvarlandı
kurumuÅŸ yapraklar gibi,
bin parçaya ufalandı
beynimde sırası geçmiş fikirlerle hatırlandı.
YokluÄŸun;
avucuma düşen bir damla yaşla uyandı,
üşümüş, çıplak bir vücut gibi,
koynumda saklandı.
Zamanı değildi yokluğunun,
dün gece dudaklarım hep adını fısıldandı.