KADIN VE ERKEK
Erkek ve Bayan enerjisi (Alfa ve Omega) kozmik bir denge
oluşturmaktadır. Dünyada bu kozmik denge yüz binlerce yıl önce
bozukluğa uğradı. Bu nedenle dünyanın ve insanlığın hayatı büyük
tehlikeye girdi ve ruhsal gelişim durunca dünya karanlığa girmiş oldu.
Bayan ve erkek arasında çağlardır süren birçok sorun vardır.
Sorunlardan biri Bayanın örtünmesidir, çünkü Bayanın örtünmesi
bilincinin de baskılar altında olması ve ruhsallıktan uzaklaşması
demektir.
Bayanı örtmeye başladıklarında sorun çıkmaya başladı. Bayanın
örtünmesi gördüğü baskıların bir başlangıcıdır. Örtünmek, utanmak
sadece bedeni değil, özel enerjileri de kapatandır, çünkü bunlar
bilinci de kapatır. Bayanın kabul ettiği, boyun eğdiği her baskı,
bilincinde bir Gerçeği daha örtmesi demektir. Ve günümüzde gelinen
noktada, Bayanın bilincinde, bedeninde olduğundan çok daha fazla,
binlerce-milyonlarca örtüler var.
Bu gerçek! Bayan bundan binlerce yıl önce bedeninden utandı, çünkü
bedeni küçük düşürüldü. Bayan bu baskıya boğun eğdi ve bilinci örtüler
giymeye başladı.
Bayanın örtünmesi, enerjisinin sönmesi demektir. Enerji, sadece
dışarıdan alınmıyor, her bir insan da, dünyanın kozmosa enerji
iletmesi gibi, dışarıya, çevreye enerji veriyor.
İnsandan enerji çıkmaz ise, kozmostan gelen enerji ile buluşamaz ve
enerji alış-verişi nefes gibi tam olamaz. Bunun anlamı, insan,
bilincinde, baskılarla oluşmuş bir yığın örtüyü kaldırmadıkça ruhsal
enerjiler alamaz ve ruhsallaşamaz. İnsan kendi ve kozmos arasında olan
enerji akımını idrak edemezse, bilincindeki örtüleri kaldıramaz. İnsan
bilincindeki ağır örtüleri kaldırmadıkça ve bilincini temiz ve açık
tutmadıkça hem kozmostan gelen yüksek enerjiyi alamaz, hem de kozmosa
verdiği enerjisini yükseltip yüksek enerjiler ile temasa geçemez.
Kıyafet, kostüm giymenin amacı - korku ile örtünmek için değil;
doğadan korkmak, ona dokunmamak, doğa bedene dokunamasın diye
değildir! Giyimin amacı cinsiyeti ortaya koymak veya onu örtmek,
kapatmak değildir!
Kıyafet doğa şartlarına uymak ve güzellik içindir; doğaya ve doğadaki
ahenge güzel renkler ile katılmak içindir, Gerçek Kültür i için
içindir.
Bayan bilincinde bu örtüler ve baskılar varken, bebeğini de Bayansal
enerjisinden mahrum bıraktı. Bayan yavrularına ruhsal, Bayansal enerji
veremeyince, bebekler de ruhsuz büyüdü ve kabalaştı. Gün be gün,
çağlar geçtikçe daha az Bayansal enerji ile büyüdü insanlık ve böylece
bugünkü haline geldi.
İnsan dünyada en yüce varlık olduğu için dünyaya kozmostan gelen
yüksek frekanslı enerjiler gezegene ve dünyanın tüm canlılarına sadece
insan aracılığı ile gelebiliyor. Ama insan ve özellikle Bayan kendi
enerjilerinin frekanslarını ve bilincini ruhsuz, düşük halde tutuyorsa
o Ana Gezegeni - Dünya için kendinin en önemli kozmik görevini
yapmamış oluyor. Ve bundan hem dünyanın doğası, hem de tüm insanlık
zarar görüyor.
Bayan enerjisi azalınca;
- Tüm insanların enerjisi azaldı; insanların Dünyaya verdiği enerjiler
azaldı.
- Dünyaya verilen Bayansal enerji ve erkeksel enerji azaldı.
- Dünyanın enerjisi çöktü ve tüm hayat tehlikeye uğradı.
- Dünyaya Kozmosun yüksek boyutlarından akan Tanrısal Enerji kesildi.
Çünkü dünyada yüksek enerji olmayınca Kozmosun yüksek enerjileriyle
iletişime girebilmek ve onları dünyaya indirmek mümkün olamıyor.
Sonuçta, Dünya Ruhsuzluk ve ahlaksızlık içeren düşük enerjilerle
geçinmeye mecbur kaldı. Mikropların üremesinin ve çoğalmasının kolay
olduğu bir çürük ortam gibi…
Zaten Bayansal enerjinin azalması başladığı anda, Dünya düşük
frekansların boyutuna inmeye başladı ve o indikçe ruhsuzluk,
ahlaksızlık ve cehalet - tek kelime ile - karanlık, Dünyada daha çok
çoğaldı...
İnsan Gerçekte öyle olmadığı halde, sadece kendi için yaşayıp, kendi
için enerji üreten ve tüketen bir bencil varlık oldu. İnsanlar Yüce
Gerçeği, Sevgiyi ve Tanrısal Işığı unuttular. Günümüzde çok mu insan
Tanrısallığı, Gerçeği ve Işığı arıyor? İşte böylece insanlık şu an
yaşadığı kendi kaderini kendi seçti...
Bayanı örtmeye, sahiplenmeye başladılar. Asıl konu baskıdır; baskı
Bayana ilk sahiplenip onu örtmeye çalışan zihniyetle başladı ve
elbette Bayanın bunu kabullenip buna uygun kapalı işlere başlaması
ile… Evet, Bayan sadece vücudunu kapamadı, sakladı, eve saklandırıldı.
Gizli tutuldu; görevleri kimsenin göremediği dört duvar arasındaki
işlerle kısıtlı tutuldu. Çünkü kıskanıldı da…
Temizlik ve çocuk bakımından, en az Bayan kadar, erkek de anlıyor
olmalı.
Kimse, bir şirket sahibine “madem parayı sen yaratıyorsun, sen çalış
şirkette de” demiyor.
Dünyayı, insanı, doğayı yarattıktan sonra, Tanrısal Erkek ve Bayan
Kozmik Enerjileri beraber iç içe, eşit emek vermekteler. Ama dünya
üzerinde durum farklı.
Konu, kimin daha az kimin daha çok çalıştığı değil. Konu erkeğin
kendine düşen vazifeleri görmezden gelip Bayana yüklemesi ve erkeğin
bunu baskıyla yapması… Bayanın, bu tip birçok konu başlığına ayrılan
baskıları kabul etmesi ise, baskıların artmasına ve sorunun gittikçe
büyümesine neden oldu.
Şu anda asıl sorun, farklı ülkelerde farklılaşabilen Bayan ve erkek
arasındaki sorunun kozmik boyutta ruhsal sorun olduğunun idrak
edilmemesidir. Problem bu idrak eksikliği nedeni ile ortaya çıktığı
için, çözüm de ruhsallıktan geçiyor, ama bu da idrak edilemiyor. Çünkü
insan Ruhunu küçümsüyor, ona inanmıyor.
Dünyanın durumundaki dengesizlik sorunu, hem Bayansal enerjinin
düşmesi, hem de bu durumun erkeksel enerjiyi negatif yönde
etkilemesindendir. Yani şu anda hem pozitif enerji çok az, hem de
negatif enerji çok fazla; çok ciddi bir Dünya dengesizliği var. Bu hem
Kozmosa, hem de doğrudan insanlığın ruhuna, insanlığa yansıyan bir
dengesizlik.
Fırtınalı bir denizde dalgaların vuruşu ile eski bir tekne sular
altına gitmeden önce karanlıklardan arınmak ve ruhsallaşmak gerek.
Öncelikle Bayanın ruhsallaşması ve böylece erkeği de pozitif yönde
etkilemesi gerek. Zaten Bayan pozitif yönde ilerledikçe, erkek de onu
doğallıkla takip edecektir.
Denge demek, negatife karşı yeterince pozitif enerji oluşması demek
değildir. Dengenin gerçek anlamı - Kozmik Dengedir, yani yaşadığı
ortamda hayatın kalitesi ne olursa olsun insanın Yüce Tanrısal
Enerjilere açık olması ve onlarla işbirliği yaparak Yüksek Kozmik
Tanrısal Frekanslara uyumlu olması gerekmektedir.
Dengesizlik geminin yüzmesi değil batmasıdır. Dünya şu anda batmakta
olan bir gemi gibi… Dünyanın karanlığa, kötü frekansa batma hacmi o
kadar yüksek ki, kaldırma kuvveti hiçbir şeyi dengede tutmaya
yetmiyor. Bu kaldırma kuvveti evrenden geliyor; dünya düşmesin,
dengelensin ve Kozmik Evrim Rotasında gitmeye devam etsin diye.
İnsan, hem Bayan, hem de erkek ruhsallaştıkça, inceldikçe, dünyanın
dengesizlikten dengeye bu önemli geçişine yardım edebilir. Ayrıca,
Dünyaya bu yardımı sağlayabilen bilince insanın gelmesi, kendine de
yardım etmeyi zaten başarmış olduğunu gösterir. Ve bunun bir diğer
anlamı, zaten Bayan ve erkeğin kendi aralarında dengeyi bulup hak
ettikleri gibi yaşayabileceklerini, sorunlarını ruhsal yolla eşitlik
ilkesine uygun ve pozitif yönde çözebildiklerini de gösterir.
Bayansal ve erkeksel enerjiler, birbirini tamamlayan enerjilerdir.
Birinin az veya çok olduğu ortamda denge yoktur. Bayan - erkek
sorununun bir diğer sebebi bu: Bayansal Enerjinin çok az idrak edilmiş
olması… Yani az olan erkeksel enerji ile çok daha az olan Bayansal
enerji de birbirini tamamlayamıyor.
Ruhsallaşmak, ruhsal idrak, Gerçeğin idrakıdır. Gerçek idrak edilince,
insan içindeki enerjiyi de idrak eder. Enerji idrak ile artar; bunun
dışında bir arttırma yolu yoktur. Ruhsal Enerji dediğimiz, Tanrıya
İnançla idrak edilebilen Ruh Enerjisidir.
İnsan, bencil yaşamaya öyle odaklanmış ki ve bencillik öyle büyük
boyutlarda ki, Tanrı bile bencillikle seviliyor.
Eski zamanlardan bugüne kadar, insan Tanrıdan korkutuluyor ve
cehennemde yanmasın diye ona iyi olmak teklif ediliyor. Bu, ruhsal
enerjiyi yok eden en büyük kötülüktür. Çünkü genelde insana onun
büyüklüğü anlatılmıyor; küçüklüğü ve acizliği söylenerek aldatılıyor.
İnsan korkunca ancak bencil olabilir. Savunma içgüdüleri çalışır. Yani
korkunca, insan yardımı bile kendini savunmak için yapıyor. Oysa, tüm
Kutsal Kitaplarda ve Öğretilerde anlatılan, Tanrı Sevgisi ile, sadece
yüreği sevgi dolu olan biri başkasına yardım etse aklına ne korku
gelir, ne kendini savunmak, ne de cehennem… Çünkü o, her şeyde ve her
yerde Tanrıyı gördüğü için ve O’na sonsuz sevgisi ile bağlı olduğu
için yaptığı yardım, sadece sevgi adınadır. Yardımı kendi etmediğini
düşünüp, sadece Yüce Sevgi için sevgisini sunmanın bir yolunu
bulduğunu düşünerek sevinecektir. Sevgi Sevgi içindir; sevgi korku
için değildir. İnanç ise Tanrısal Sevgiye teşvik içindir; korku
dağıtmak için değil.
Bayan ve erkek arasında küçük gibi görünen birçok soruna bile doğrudan
çözüm bulmak faydasızdır. Bu, kuru bir ağacın sadece birkaç minik
yaprağının yeşil kalmasının faydasızlığına benzer. Gerekli olan,
Bayanın ve erkeğin birlikte ruhsallaşması! Ancak bundan sonra, Ruhsal
İdrak ile, hem kozmik sorunlar, hem de en detayına kadar tüm insani
sorunlar art arda kolayca çözülür. Çünkü Ruhsal Enerji, sorunları
çözmek için Tanrıya odaklanır, asla egoya değil. İnsan egosu - yani
şahsiyeti asla bu global sorunları çözemez.
Çok ilginçtir, insanlık modernleşip geliştiğini söylüyor, ama hiçbir
çağda Bayan bu kadar düşürülmemişti, Bayana hiç bu kadar saygısızlık
yapılmamıştı. Ne yazık ki, bunun en büyük nedeni, baskıya boyun eğip,
karanlık enerjiye boyun eğip, üstelik karanlık enerji ile dans etmeye
başlayan Bayandır…
Bayan Yüce Görevlerini tamamen unutup, sadece kendini beğendirmek için
süslenip çıkıyorsa, kimden ve nasıl sadakat ve saygı bekleyebilir ki?
Yüce Görevlerini idrak ettirmeden yetiştirdiği milyonlarca
çocuklarından mı?
Tüm dünya Bayanları aslında büyük, ruhsal ve güçlü TEK BİR KADIN
olduklarını unutuyorlar. Çünkü dünyaya yayılan ve dünyadan çıkan
Bayansal Enerji Tektir. O zaman bu Bayansal Enerjinin Kaynağı da
Tektir. İşte Bayan, böyle büyük bir ananın parçasıdır.
İnsanlığın Annesinin yaşadığı ruhsal dengesizlik, tüm dünyayı ve tüm
ilişkileri etkiliyor. Sorunlar gün geçtikçe artacak. Farkında olmak
gerek; insan gözünün önündeki, içindeki, dışındaki, her yerde ve her
şeydeki Tanrıyı fark etmeli artık! Ve bu bütün insanlığın idrakı
olmalı.
|